çıkıntı

çıkıntı
выступ, свес, уступ

İnşaat Mühendisliği ve Mimarlık Türkçe-Rusça Sözlük ve Rus-Türkçe Sözlük. . 2005.

Игры ⚽ Нужна курсовая?

Смотреть что такое "çıkıntı" в других словарях:

  • çıkıntı — is. 1) Bir yüzeyde ileri doğru çıkan bölüm Gırtlağının çıkıntısı, hiddetli bir adamın yumruğu gibi titriyordu. Y. K. Karaosmanoğlu 2) Bir metni düzeltmek veya ona bir şey eklemek için satır dışına yazılan yazı, çıkma 3) argo Kambur Birleşik… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • dikensi çıkıntı — is., anat. Omurların, sırt boyunca alt alta duran kemik çıkıntıları …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ketimik — çıkıntı …   Beypazari ağzindan sözcükler

  • tahşiye — çıkıntı yapmak …   Hukuk Sözlüğü

  • hörgüç — is., cü 1) Devenin sırtındaki tümsek, çıkıntı 2) mec. Bu çıkıntıya benzeyen tümsek, çıkıntı Yüksek yaylalara hörgüçler gibi çökmüş dağları ile ufkumuzu kapladı. R. E. Ünaydın …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • korniş — is., Fr. corniche 1) Perde asmaya yarayan, metal veya plastikten yapılmış araç 2) mim. Çerçeve biçiminde oymalı çıkıntı 3) Sarp, kayalık çıkıntı ... Küçük Çamlıca nın kornişinde sıra sıra park etmiş son model arabalar duruyor. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • meme — is., anat. 1) Yavrularını emzirmek için, memelilerin göğsünde türlü biçim ve sayıda bulunan, meme başı denilen çıkıntıları olan organ, bicik, emcek, emcik 2) Bazı araçların meme başına benzeyen bölümü Tam topu şişirmiş, memesini bağlıyordu. R.… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • ağız bağı — is., den. Bir kancanın ağız bölümüne ince bir halatı birkaç kez sıkıca dolayarak oluşturulan çıkıntı Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller ağız bağı yapmak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • arpacık — is., ğı, tıp 1) Göz kapağının kenarında çıkan küçük çıban, it dirseği 2) Tüfek, tabanca vb. ateşli silahlarda namlunun en ileri bölümünde bulunan ve nişan alırken gezle birlikte göz ile hedef arasında aynı çizgi üzerine getirilen küçük çıkıntı… …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • beyin üçgeni — is., anat. Beynin alt tarafındaki üç kıvrımlı yuvarlak çıkıntı …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • cumba — is., mim. 1) Yapıların üst katlarında, ana duvarların dışına, sokağa doğru çıkıntı yapmış balkon Yola uzanan cumbaların altındaki destekler büyük annelerimizin sarkık gerdanlarına benzerdi. A. Ş. Hisar 2) Eski evlerde pencere hizasından sokağa… …   Çağatay Osmanlı Sözlük


Поделиться ссылкой на выделенное

Прямая ссылка:
Нажмите правой клавишей мыши и выберите «Копировать ссылку»